“Yangına körükle gitmeyelim, ayrışmayı değil kardeşliği büyütelim!”
İpekyolu Kamu Diplomasisi Teşkilatı Genel Başkanı Dr. Seyfullah Türksoy, son günlerde Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşanan gerginliklere ilişkin açıklamalarda bulunarak, iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşliğin korunması için sağduyu, diyalog ve itidal çağrısı yaptı.
Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak tarih, kültür, dil ve gönül bağlarıyla birbirine bağlı iki kardeş ülke olduğunu vurgulayan Türksoy, her iki ülkede de iki ülke arasındaki ilişkileri zedeleyecek söylem ve girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
“Türkiye ile Azerbaycan arasındaki gerginlikten kimlerin kazançlı çıkacağını iyi düşünmek gerekiyor.” diyen Dr. Türksoy, şöyle konuştu:
“Gerek Türkiye’de gerekse Azerbaycan’da iki ülke arasında fitne ve ayrılık oluşturmak için çaba gösteren bazı kişi ve çevrelerin bulunduğunu görüyoruz. Bu girişimlerin arkasında hangi odakların, hangi ülkelerin çıkarlarının olabileceğini az çok tahmin ediyoruz. Bu nedenle herkesin kullandığı dile, yaptığı açıklamalara ve attığı adımlara dikkat etmesi gerekiyor.
Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşanabilecek olumsuz gelişmelerin en çok İsrail ve Ermenistan’ı memnun edeceği kanaatindeyim. Öyleyse, kardeşliğimize zarar verebilecek her türlü gelişmeye karşı daha dikkatli ve sağduyulu davranmalıyız. İki ülkenin arasını açmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmemeliyiz.”
“Kardeşliğimizi Hiç Kimse Bozamaz”
Türkiye ve Azerbaycan halklarının birbirine duyduğu sevgi ve bağlılığın siyasi tartışmaların çok ötesinde olduğunu ifade eden Türksoy, iki ülke arasındaki kardeşliğin geçici gelişmelerle ölçülemeyeceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye ve Azerbaycan ebedî kardeştir. Bu kardeşlik, yalnızca devletler arasındaki ilişkilerden ibaret değildir. Aynı zamanda ortak tarihimizin, kültürümüzün, dilimizin ve nesiller boyunca yaşatılan gönül bağlarımızın eseridir. Türkiye’de de Azerbaycan’da da halklarımız bu kardeşliğin ne kadar kıymetli olduğunun bilincindedir.
Elbette ülkeler arasında farklı görüşler, zaman zaman anlaşmazlıklar ve fikir ayrılıkları yaşanabilir. Bunlar hayatın ve uluslararası ilişkilerin doğal bir parçasıdır. Ancak hiçbir anlaşmazlık, ortak tarihimize ve kardeşliğimize gölge düşürmemelidir.
Kardeşlik, her konuda aynı düşünmek değil; farklılıklara rağmen birbirini anlamak, ortak değerleri korumak ve sorunları diyalog yoluyla çözebilmektir.”
“Fitneye Değil, Kardeşliğe Hizmet Edelim”
İki ülke arasındaki ilişkilerin zarar görmesini isteyen çevrelerin bulunabileceğine dikkat çeken Dr. Seyfullah Türksoy, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan provokatif söylemlere karşı uyanık olunması gerektiğini vurguladı.
Türksoy, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliği bozmak isteyen bazı unsurların ve şahısların bulunabileceğini hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. Bu nedenle her duyduğumuza inanmamalı, her iddiayı araştırmadan paylaşmamalı ve doğruluğu teyit edilmemiş açıklamalarla toplumlarımız arasında kırgınlıklar oluşturmamalıyız.
Unutmayalım ki Türkiye ile Azerbaycan’ın birbirine düşmesi, iki ülkenin de çıkarlarına zarar verir. Asıl kazançlı çıkacak olanlar, bu kardeşliğin zayıflamasını isteyen çevreler olacaktır.
Bugün ihtiyacımız olan şey, öfkeyi büyütmek değil sağduyuyu hâkim kılmak; ayrışmayı körüklemek değil diyalog kanallarını açık tutmaktır.
Türkiye ve Azerbaycan’ın kardeşliği ebedîdir. Bu kardeşliği kimsenin bozmasına izin vermemeliyiz. Yangına körükle gitmeyelim, ayrışmayı değil kardeşliği büyütelim!”
Dr. Seyfullah Türksoy, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî kardeşliğin korunmasının yalnızca iki ülke için değil, bütün Türk dünyasının birlik ve geleceği açısından da büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Yorumlar